
|
|
Topkapı Sarayı Müzesi Hırka-i Saadet Bölümü'nde sergilenen Sakal-ı Şerifler'den üçünün kaybolması üzerine başlatılan soruşturmanın, Sakal-ı Şerifler'le sınırlı olmadığı belirlendi. Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanarak Kültür ve Turizm Bakanı Bakan Koç'a sunulan inceleme raporunda, envanterlerde kayıtlı Sakl-ı Şerifler'in kaybolması ve çeşitli tarihi eserlerin bakımsızlık nedeniyle zarar görmesinin, ihmalden kaynaklandığı savunuldu ve soruşturma başlatılması istendi.
ASANIN KILIFINI GÜVE YEDİ
AKŞAM'ın ele geçirdiği soruşturma yazısında, kaybolan Sakıl-ı Şerifler'in envanter kayıt numaraları da ayrı ayrı belirtildi. Bakan Koç'un, 'olur' verdiği soruşturma yazısında, müzenin Hırka-i Saadet Bölümü'nde korunan Hz. Muhammed'e ait kılıcın kabzasında kurt yenikleri bulunduğu, kime ait olduğu bilinmeyen tarihi bir asa kılıfının ise güvelendiği belirtildi. Soruşturma yazısında ayrıca çok sayıda eserde, noksanlık, paslanma, yıpranma, dökülme, çatlama, küflenme ve kararma bulunduğu da vurgulandı. Hırka-i Saadet, Şerifler Yalısı ve Arzhane ve Çeşmeli Sofa bölümlerinde korunan eserlerden bazılarının, gerekli bakım çalışması aksatıldığı için zarar gördüğü belirtildi.
Yazıda ayrıca, Topkapı Sarayı Müzesi eski Müdür Yardımcısı Hilmi Aydın ile Müze Kütüphanecisi Sevgi Ağca arasında gerçekleştirilen devir-teslim tutanağının örneği de yer aldı. Bu tutanak Topkapı Sarayı'nın içler acısı halini ortaya koydu. Hafta başında Topkapı Sarayı Müzesi'ne gidecek olan Kültür Bakanlığı müfettişleri, geniş kapsamlı bir soruşturma yapacak.
Yürek yakan tutanak
21/130 Hz. Peygamber'in kılıcı Siyah kabzasında kurt yenikleri
21/65 Asa Kılıfı güve yenikli ve yırtık
21/132 Hz. Ömer'in kılıcı Kabzasının kadifeleri yırtılmış, kayışında kopukluk var
21/137 Hz. Davut'un kılıcı Kınının kaplandığı deri yırtık ve noksan
21/199 Buhurdan Üç ayağından ikisi kırık
21/211 Pencere perdesi Güve yenikli astarı yıpranmış ve yırtıkları var
21/487 Matara Küf lekeleri var üzerindeki yazı yer yer silinmiş
11/48 Levha Kurt yenikli boyada yer yer noksanlık var
11/85 Kabe örtüsü Çok harap
11/120 Kandil Askıları yok
57/4 Sedefli Aynalı Konsol Sedefleri dökülmüş
57/17 Sedefli Sehba Çatlak
57/48 Avize Bazı kristalleri dökük
Harem Dairesi'ni beyaz çimento ile sıvamışlar
Topkapı Müze Müdürlüğü görevini vekaleten yürüten Prof. Dr. İlber Ortaylı, müzedeki tarihi eserlerin gerekli bakım yapılmadığı için zarar gördüğü iddialarıyla ilgili olarak şunları söyledi: Müzenin, bakım onarım işleri geçmiş dönemlerde ehil olmayan kişilere yaptırılmış. Elbette yıpranır. Bir tarihte Harem Dairesi'ni beyaz çimento ile sıvamışlar. Şimdi Harem Dairesi nemden dökülüyor. Hazine Dairesi de aynı şekilde. Müzeler, Kültür Bakanlığı'nın kurulduğu 1971 yılından bu yana, bakanlıktan gerekli desteği görmedi. Adeta müzelerin kötülüğü için gayret sarf edildi. Bunun sonucunda da müzeler bu hale geldi.
Volkan YANARDAĞ
Akşam Gazetesi - 10.09.2006
Kahramanmaraş'ta müze soygunu
Uşak Arkeoloji Müzesi'nde sergilenen Karun Hazinesi'nin en değerli parçalarından Kanatlı Denizatı Broşu'nun sahtesiyle değiştirilerek çalındığının ortaya çıkmasının ardından Kahramanmaraş Müzesi'nde sayım yapan Kültür ve Turizm Bakanlığı müfettişleri, 545 adet sikkenin sahteleriyle değiştirilerek çalındığını ortaya çıkardı.
......
Kaynak : İHA
Maksimum - 07.06.2006
Müze soygunu
Okurumuz olayı "en büyük müze soygunu" olarak tanımlıyor... Kuşadası ilçesinde bulunan Güvercinada'da, 1989 yılında Kültür Bakanlığı ve Anıtlar Yüksek Kurulu'nun da izniyle bir özel müze açılıyor. 2 yıl boyunca pek çok yabancı tarafından ziyaret ediliyor. Belediye, müzeyi açan Nuri Özkan'a başvurarak müze gelirinden pay istiyor. Bir anlaşmazlık doğuyor. 1991 yılında sabah vakti belediye işçileri kapıları kırarak açıyor. Müzedeki tüm eşyaları depoya kaldırıyor. Konu İçişleri Bakanlığı'na yansıyor. Bakanlık valilikten müzedeki eserleri sahibine vermesini istiyor. Ancak belediye bu isteği yerine getirmiyor.
Konu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne kadar gidiyor. Devlet müzedeki eserlerin eksiksiz yerinde durduğunu bildiriyor. AİHM tazminata gerek görmüyor. Oysa...
Yapılan son tespitte, müzede sergilenen ve envanterlerinde kayıtlı olan 137 parça eserden sadece 7 tanesi bulunuyor. Gerisi ortada yok. Görün, memlekette neler oluyor.
@ Müzeler talan ediliyor. Halk gazetecilere teşekkür etsin, Atilla Koç'un nezaretinde peygamberin sakalı bile gidiyordu...
Akif Kökçe
@ Son günlerde müzelerden birbiri ardına soygun haberleri geliyor...
Biz başımızdakilerin geleceğimizi çaldığını zannediyorduk ama meğerse geçmişimiz de çalınıyormuş...
Arif Ayhan
@ Gebze'de bir ilkokulun resim sergisinde Ermeni soykırımını reddeden resimler de yer alıyormuş. İyi güzel de... Çocukları böyle işlere karıştırmasak... Daha iyi olmaz mı?
Haldun Ertem
.....
Melih AŞIK
Milliyet Gazetesi - 10.06.2006
Türkiye Büyük Millet Meclisi
Genel Kurul Tutanağı
22. Dönem
4. Yasama Yılı, 118. Birleşim
21 Haziran 2006 Çarşamba
.......
Müze soygunları, değerli arkadaşlarım, sizleri hiç düşündürmüyor mu, kapkaç terörü ve güvenlik sorunlarındaki anormal artışlar sizleri düşündürmüyor mu, bunlar tesadüf olabilir mi, bu sonuçları yaratan sebepler nedir; bunları neden sorgulamıyoruz, bunları neden irdelemiyoruz?
......
ATİLLA KART
|
|
|
|
|
|
|
Kültür Bakanı Atilla Koç için üzülüyorum. Belki inanmayacaksınız ama gerçekten üzülüyorum. İlahlar her devirde bir kurban arar. Binlerce günah keçisi ortalıkta dolanırken, aralarından biri ilahların önüne atılır ve onlar bu yolla susturulur.
Bizde bu kurban Atilla Koç oldu. Değil Kültür Bakanlığı yapması, orada sıradan memur olması bile mümkün olmayacak bir kişi durup dururken o makama getirildi.
Uyudu, rüyalara daldı, uyandı, vecizeler savurdu, inciler yumurtladı!..
Ancak medyamız da hedefini bulmuştu. Yüksekte olanlara kükremesi mümkün olmayanlar artık onu hedef seçmişti.
Atilla Koç'un bu süreçte yapması gereken tek şey, söz ve davranışlarıyla çanak tutup ortam hazırlaması idi... Ve onu başardı. Zaten tek başarısı bu oldu!
Düşünün, emir verip Peygamberimizin sakalını havaalanına getirtiyor.
Böyle bir saygısızlık Türkiye'de ilk kez oluyor.
İş açığa çıkınca Bay Koç yine savunmaya geçiyor:
"Bürokrat yanlış anlamış, sakalı buraya getirdi... Ama ben tarihe geçtim..."
Peki ama sakal niçin bu şahsın ayağına getirilmişti?
O sırada Dubai Şeyhi'nin uçağı da alanda imiş. Hiç kimseye çaktırmadan Dubai'ye mi gönderilecekti? Öyle ya, Şeyh Hazretleri kesenin ağzını Türkiye için açmıştı!
Yoksa!..
Acaba Peygamberimizin sakalı Siirt'e mi gidecekti?
Bu konunun üzerinde hiç kimse durmadı. Atilla Koç havaalanında, Siirt'e gidecek. Sakalın getirilmesini emrediyor. Sakal getiriliyor. O sırada Başbakan da Siirt’te.
Siirt onun seçim bölgesi.
İslamcı yazar İsmail Nacar'ın kulağı fazlasıyla deliktir. Dün arkadaşımız Süleyman Demirkan'a anlattı:
"Sakal-ı Şerif Siirt'e gidecekti. Bunu Siirtli olan Emine Erdoğan, Tillo şeyhleri için istemişti."
Peygamberimizin sakalı... Seçim bölgesi Siirt... Sakalla oy avcılığı... Ya da Dubai... İstanbul'a kule dikene Peygamber sakalı göndeririz anlayışı... Bay Koç'un emrini "yanlış" anlayan bürokratlar!.. Hangisi?
Offf Türkiye, offff! Sadece İslamcıları değil, komünistleri bile renk değiştirdi!
Emin Çölaşan - Hürriyet
Kodadımedya - 13 Ekim 2005 09:09
Gizli bir elin çevirdiği
Kukla bir anahtarla
Milletin gözleri önünde
İhanet kapıları
Birer birer açılıyor...
Giren azgın
Millet kızgın
Fakir üzgün...
Tersaneler ve dershaneler
İşgal altında
Değerler etrafa
Birer birer saçılıyor.
Susma be Hatice Nine
Ne olur konuşsana
"Bunlar sebep oldu..." de
Oğlunun ölümüne...
Fatih'in fethettiği İstanbul
Acılar içerisinde
Güpegündüz kaçırılıyor çocuklar
At koşturuyorlar
Kapkaççılar...
Organ mafyaları
Köylerimizde ve şehirlerimizde.
Ha bire şehit düşüyorlar Mehmetçikler
Kars'ta, Bingöl'de ve Dersim'de...
Susma be Sümbül Teyze
Ne olur konuşsana
"37 yıllık tapulu evimi bunlar yıktı..." de
Hayatının zindan olduğunu söyle
70 yaşından sonra acılarla örülü
Sokaklardaki evinde...
Taşınıyor "Peygamber Sakalı"
Havaalanlarına
Her sabah
Akıl almaz
Olaylarla uyanıyor insanlar
Ankara'da, Adana'da... Mersin'de...
Ne olursunuz susmayın Şuayip Emmi
Akkadın Ana
Konuşun hiç olmazsa benimle...
"Onlar saltanat sürerlerken"
80 yaşından sonra... 90 yaşından sonra
Aç... susuz ve uykusuz
Bana nasıl yaşadığınızı anlatın...
Bütün olayların gerisinde.
Ne olursunuz susmayın Şuayip Emmi
Akkadın Ana!
Konuşun hiç olmazsa benimle...
Üzeyir Lokman ÇAYCI
Paris, 14.10.2005
İzmit'te müze soygunu
İzmit Etnografya Müzesi'nin güvenlik görevlisini silahla etkisiz hale getiren 2 kişi, bazı tarihi eserleri alarak kaçtı. Dün saat 11.30 sıralarında Veliahmet Mahallesi'ndeki Etnografya Müzesi'ne gelen kimliği belirlenemeyen iki kişi, güvenlik görevlisi Zeki Parlak'ı tabancayla etkisiz hale getirdiler. Parlak'ın ellerini ve ayaklarını bağlayan soyguncular, bazı tarihi eserleri alarak kaçtılar. Parlak'ın ilk ifadesine göre biri Türkçe konuşamayan soyguncuların müzeden hangi eserleri aldığı henüz tespit edilemedi. Eşkalleri belirlenen soyguncuların yakalanmasına çalışılıyor.
Yeni Mesaj Gazetesi - 30.06.2001
Müze soygunu aydınlatıldı
Manisa Etnografya Müzesi'nden 15 Eylül'de çalınan Eros ve Maryas heykelleriyle ilgili olarak 10 kişilik soyguncu çetesi yakalandı.
Yaklaşık 2,5 trilyon lira değerindeki heykellerin soyulmasıyla ilgili olarak müze bekçilerinin de aralarında bulunduğu 10 zanlının emniyetteki sorgusu devam ederken, soygunu müzenin 2 bekçisi ile bir okul müstahdeminin ortaklaşa planladıkları belirtildi. Soygunla ilgili olarak Manisa Asayiş Şube Müdürlüğü'nde bir basın toplantısı düzenleyen basın protokolden sorumlu Emniyet Müdür Yardımcısı Nilgün Koçak, asayişten sorumlu Emniyet Müdür Yardımcısı Bahattin Şenyurt ve Asayiş Şube Müdürü Fikri Özsoy, devam eden operasyonla ilgili bilgi verdiler. 15 Eylül gecesi havanın soğuk olması ve millî maç oynanması nedeniyle insanların dikkatinin başka yerde olduğu bir saatte soygunun gerçekleştirildiğini aktaran emniyet yetkilileri, soygunun olduğu gece ağaca bağlı halde bulunan müze bekçileri Ümit Çelikol ve Salih Demir'in yapılan sorgulamalarının ardından olayın aydınlatıldığını belirttiler. Emniyet yetkilileri, bekçilerin diğer 8 arkadaşı ile birlikte müzeyi 3 - 4 ay önceden beri yaptıkları planla soyduklarını itiraf ettiklerini kaydettiler. İtiraflar sonucunda müze bekçileri Salih Demir ve Ümit Çelikol, müstahdem Orhan Kaya ile hurdacı Abdullah Ulutaş gözaltına alındı. Emniyet güçleri, müze soygununda kullanılan araç ile heykellerin yerini de tespit etti. İstanbul Ümraniye'de bir eve saklanan heykeller, bir operasyonla ele geçirildi. Müzenin bir yıl önce de soyulması sebebiyle emniyet güçleri, savcılıktan 4 günlük ek süre istedi. Yaklaşık 2,5 milyar değerinde olan iki heykelin, önümüzdeki günlerde yeniden Manisa Müzesi'ne teslim edileceği belirtildi.
Muharrem Gökçen, Manisa
Zaman Gazetesi - 02.10.2002
|
|
|
|
......
Müzelerin soyulduğu peşpeşe ortaya çıkarken en üst düzeyde sorumlu olan kişi yani Kültür Bakanı demeç veriyor:
- Müze soygunları devam edebilir, çünkü yeterli eleman yok...
Sanki kendisi yeterli eleman bulmaktan ve müzeleri korumaktan sorumlu değilmiş gibi.. Sanki bakanlarını özel uçaklarla dolaştıran, Ali Dibo ihalelerinde AKP yandaşlarına trilyonlar akıtan bu devlet, müzeleri koruyacak para bulamazmış gibi... Başka ülkede böyle bakan 5 dakika görevde tutulmaz. Bizde niye tutulur? Herhalde AKP'de daha iyisi olmadığından... Düşünün halimizi...
.....
Melih AŞIK
Milliyet Gazetesi - 11.06.2006
CHP'Lİ ARITMAN, TİRE MÜZESİ SOYGUNU VE MÜZELERDEKİ KORUMA ÖNLEMLERİ KONUSUNDA SORU ÖNERGESİ VERDİ
ANKARA, CHP İzmir Milletvekili Canan Arıtman, Tire Müzesi soygunu ve müzelerdeki koruma önlemleri konusunda soru önergesi verdi.
Kültür ve Turizm Bakanı Erkan Mumcu'nun yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı'na verdiği soru önergesinde, AK Parti'nin iktidara gelmesinden bu yana kaç müzenin soyulduğunu soran Arıtman, müzelerdeki personel ve koruma önlemi yetersizliğine karşı ne gibi önlemler alınacağı sorusunu da yöneltti.
Arıtman, Tire Müzesi soygununda 52 Midilli Sikkesi ile 90 adet Pers Gümüş Sikkesi'nin de çalındığı yolundaki haberleri anımsatarak, bu ve diğer tarihi eserlerin yurtdışına kaçırılmasını ve yurtiçinde satılmasını engellemeye yönelik ne gibi önlemler alındığına da açıklık getirilmesini istedi.
......
22.10.2004
|
|